Tekirdağ İlimize Genel Bakış

   Tekirdağ İlimize Genel Bakış  

Kısa Paylaşım Bilgileri

  • Kategori : Şehir Merkezi
  • Hangi Şehir ?: Tekirdağ
  • Hangi İlçe ?: Merkez
  • İlan Tarihi : 11-09-2020
  •   Bu İçerik : 58 Kez Okundu

  • Ekleyen Kişi: cumaliyakar

Tanıtım Hakkında



Tekirdağ, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık yirmi üçüncü şehri. 2015 itibarıyla 937.910 nüfusa sahiptir. Marmara Bölgesi'nin Trakya yakasında bulunur; doğuda İstanbul, güneyde Marmara Denizi ve Çanakkale, batıda Edirne, kuzeyde Kırklareli ve kuzeydoğuda Karadeniz ile çevrilidir. 2012 yılında nüfusu 750.000'i geçen 14 adet il TBMM'de kabul edilen kanun ile büyükşehir statüsü kazandığı için Türkiye'nin 30 büyükşehrinden biridir. 30 Mart 2014'te yapılan yerel seçimlerin ardından resmen büyükşehir belediyeciliği ile yönetilmeye başlamış; hizmet sahası 6.313 kilometrekare olarak tüm il sınırlarıdır. Bu kanunla 3 adet yeni ilçe kurulmuştur. Bunlar; Süleymanpaşa, Kapaklı ve Ergenedir. Bu ilçelerle birlikte toplam ilçe sayısı on birdir.



Etimoloji





Tekirdağ, Bizans döneminde Bisanthe (Βισανθη) ve sonraları Rodosto (Ρωδοστο) adıyla anılmıştır. Kenti ele geçiren Türkler, şehre önceleri Rodosçuk, 18. yüzyıldan itibaren de Tekfur Dağı demeye başlamışlardır. Tekfur Ermeniceden alıntı bir sözcük olup Osmanlı Türkçesinde Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır. Aslı tagovar, anlamı ise taç taşıyandır. Cumhuriyetin ilanından sonra tekfur sözcüğü atılarak yerine sesçe benzeşen tekir getirilmiştir.



Eski yaygın tarihi kabul, Tekirdağ'ı bir Yunan kolonisi olarak kurulduğunu kabul eder. Sisam Adasından gelen kolonicilerin ilk olarak kurduğu şehir "Bisanthe" adıyla bilinir. Bu ad ile bizans kelimesi arasındaki benzerlik dikkat çekicidir. Bu isim kent, Trak kökenli Odris Krallığı yönetimi altına girdiğinde de kullanılmıştır. Bu görüşü kabul edenler Roma İmparatorluğu döneminde şehrin "Rhaedestos" olarak yeniden adlandırıldığını öne sürer. Fakat Bisanthe şehrinin, Tekirdağ merkezde değil, merkeze bağlı Barbaros beldesinde olduğunu savunan yeni görüşler de vardır.[3][4] Pliny adıyla da bilinen Romalı tarihçi Gaius Plinius Secundus, Bisanthe şehrinden ve bu şehirden ayrı "Resisto" adında başka bir şehirden söz eder.[4][5] Bu doğrultuda Bisanthe ismini değil de Resisto/Resisthon adı Tekirdağ'ın bilinen ilk ismi olarak kabul edilebilinir.



Önceleri Roma kökenli Rhaedestos ismi ile anılan şehir, Doğu Roma İmparatorluğu dönemine denk gelen Ortaçağ boyunca bu isimde gelen "Rodosto" adı ile bilinir. Osmanlılarda şehri ilk aldıklarında yine bu ismimden türetilmiş "Rodosçuk" ismini kullanır. Ama daha sonra şehir "Tekfurdağı" ismi ile anılmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında ise kentin güneybatısında yer alan Tekir Dağı vesilesiyle şehrin adı "Tekirdağ" olarak resmileştirilmiştir.



Tekirdağ'da insan yerleşimi ile ilgili en eski kalıntılara Karansıllı köyü dolaylarındaki Yatak, Kuştepe ve Malkara yakınlarındaki Balıtepe adlı buluntu yerlerinde rastlanmıştır. Bunlar Alt Paleolitik Çağ'a ait aletlerin bulunduğu açıkhava buluntu yerleridir. Tipolojik olarak bir milyon yıl ile 250 bin yıl önceleri arasına tarihlenebilirler. Tekirdağ'ın hemen doğusunda bulunan Menekşe Çatağı ise Kalkolitik Çağ'dan Helenistik Dönem'e kadar yerleşilmiş bir buluntu yeridir.



Tekirdağ'ın eski tarihi Trakya'daki diğer illere paralellik gösterir; ilk olarak Traklar tarafından iskan edilen bölge, Makedon, Pers, Roma ve Bizans egemenliğinin ardından 1357'de I. Murat tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1703 yılında Avusturya İmparatorluğu'na karşı bağımsızlık mücadelesi veren asi Macar prensi Rakoczi'ye de ev sahipliği yapmış olan Tekirdağ, Osmanlı döneminin sonlarında Edirne vilayetine bağlı bir sancak merkezi idi. 93 Harbi'nde (1878) Rus, Balkan Harbi'nde (1912) Bulgar ve I. Dünya Savaşı'ndan sonra (1920-1922) Yunan işgali yaşayan il, Kurtuluş Savaşı ile gelen zaferin ardından 13 Kasım 1922 tarihinde kalıcı olarak Türk topraklarına katıldı.



Antik dönem



W.R.Shedard tarafından 1923 yapılan antik yerleşim yerleri haritasında Bisanthe ve Heraeum (Herion Teikhos) isimleri görülebilinir

Tekirdağ'ın bu dönemine ait buluntular çeşitli Trak tümülüsleri ile Bisanthe ve Heraion Teikhos antik kentleridir. Dönem boyunca bölgede Trak boyları ve Marmara kıyılarında Yunan koloniciler etkili olmuştur.



Bölgedeki (yalnızca Tekirdağ merkez) tümülüsler şunlardır;



*Karaevlialtı Höyüğü: Harekkattepe tümülüsü olarak da bilinir. Heraion Teikhos antik kentinin yakınında denizden 150m içerde yer alır. Tekirdağ-İstanbul karayolu kıyısında yer alan höyük, 1957'deki yol çalışmaları nedeniyle önce zarar görmüş, daha sonraki yıllarda planlanan yol genişletme çalışmaları neticesinde daha fazla zarar görmesin diye, hızlı bir kurtarma kazısı faaliyetine girilmişitir. Bir mezar olan bu yapı Odris krallarından, Kersepleptes'e aittir. Erguvani bir elbiseyle gömülen kralın mezarında meşe ve sarmaşık çelenklere rastlanılmıştır. Buluntular Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde görülebilinir



Menekşe Çatağı Höyüğü: Batı ve doğu diye ikiye ayrılan höyüğün, batı kısmında yapılan kazılarda Toptepe Kültürüne ait M.Ö.4300'lere yani Orta Bakır Çağa denk gelen buluntulara rastlanmıştır. Höyüğün İlk Tunç Çağ boyunca kullanıldığı ve Troya1 ile benzer kapaklara ve Troya2'ye ait nesnelere ulaşılmıştır. Bu tabakanın üzerinde Erken Demir Çağında (M.Ö. 1200) ait bir tabaka bulunmuştur. Doğu Menekşe Çatlağında ise yine benzer dönemlere ilişkin bulgular elde edilmiştir. Erken Demir Çağına ait hayvan adakları ve kerpiç kalıntılara ulaşılmıştır. M.Ö 2yy. kadar kullanıldığı sanılan bir tapınak kalıntısıda Doğu Menekşe Çatağından tespit edilmiştir.



Naip Tümülüsü Diğer ismi Kızlarhöyük olan tümülüste kazılara Tekirdağ Müzesi 1984 yılında başlamıştır. M.Ö.325-320 yıllarına tarihlenen mezarın Kersepleptes'in oğlu Teres'e ait olduğu düşünülmektedir.

Tekirdağ, merkezde yer alan başlıca antik kentler deniz kıyısında olmakla beraber 2 tanedir.



Bisanthe: Bisanthe, Panion daha sonraki yıllarda ise Banados olarak bilinen yerleşim yeri araştırmalara göre, Tekirdağ merkeze bağlı Barbaros beldesidir.[3] Sisamlı koloniciler tarafından M.Ö. 550 yılı civarında kurulan şehir, için Odris krallarından Seuthes kendi toprakları içinde yaşanacak deniz kıyısındaki en güzel yer olarak tarif eder





Heraion Teikhos: Karaevlialtı mevkiinde yeralan antik kent, M.Ö.2000'den, Bizans dönemine kadar kullanılmıştır. Adı " Hera'nın Surları" anlamına gelen şehrin aslında birr Trak yerleşimi yeri olarak kurulduğu, M.Ö. 8-7yy döneminde Hera kültünün önemli bir merkezi sayılan Sisam adasında gelen göç dalgasından etkilendiği düşünülüyor. Tespit edilen başlıca yapılar, bir kale, sağlık tanrısı Asklepios'a adanan tıp merkezi, çok sayıda sayıda tanrı ve tanrıçaya tapılan bir tapınak kompleksi ve helenestik devre ait mezarlardır.





Roma dönemi





Roma imparatorluğunun önemli karayollarından Egnatia Yolu'nun geçtiği bölge, özellikle Doğu Roma İmparatorluğu döneminde başkent Konstantinopolis'in tahıl ihtiyacını bir kısmını karşılıyordu. Bu dönemin önemli kentleri Resisto (Tekirdağ) ve artık Bisanthe olarak değil de Panion (Barbaros) olarak adlandırılan kentlerdir. Panion kenti bunun yanında, Doğu Roma döneminde bir ara Theodosiopolis olarak isimlendirilmiştir.



Plinius'un M.S. 1.yy'da Resisto/Resisthon olarak andığı Tekirdağ şehri, Prokopius tarafından Rhaidestos/Rhaedestos şeklinde kayda geçer. İmparator Justinyen tarafından 6.yy restore edilen kent, dönem dönem Balkanlardan gelen akıncılar tarafından yağmalanır. Bulgarlar tarafından 813 ve 1206 yıllarında yapılan yıkımlar buna örnektir.[5] Bölgede yapılan 1206 yılındaki Bulgar-Latin savaşı adını kentten alır: Rodosto Savaşı



Osmanlı dönemi



Çimpe Kalesinin alınmasıyla Avrupa Kıtasına ayak basan Osmanlılar, Tekirdağ'ı ilk kez Orhan Gazi döneminde 1357'de şehzade I. Murad ile fethederler. Bizans'ın kenti tekrar alması sonrasın da ise I. Murad bu kez padişah olarak 1367 yılında şehri 2.kez fethetmek zorunda kalır.[10] Tekirdağ fethi sırasında 9 mahalleye sahip iken, kent Osmanlı dönemi boyunca gelişerek 17. yüzyılda 22’si Müslüman, 2'si Ermeni ve 6'sı Rum mahallesi üzere 30 mahalleli bir hale gelmiştir. Şehirdeki Ermeni mahalleleri özellikle Celali isyanları sebebiyle Anadoludan göç ettirilen Ermenilerce kurulmuştur.



Doğu Trakyanın, 93 Harbi (1877-1878) ile Ruslar, 1. Balkan Savaşı (1913) ile Bulgarlar tarafından işgal edilen Tekirdağ, son olarak 20 Temmuz 1920 'de Yunanlar tarafından işgale uğrar. Bu işgal 13 Kasım 1922'de Türk ordusunun kentte girmesine kadar sürmüştür.



Cumhuriyet dönemi





Kurtuluş Savaşı sonrası 20 Ocak 1921'de çıkarılan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu gereğince Tekirdağ il olmuş. Fakat Tekirdağ'ın il merkezi olarak ilanı 15 Ekim 1923 tarihinde gerçekleşmiştir. Bunun dışında bu dönem içinde söz edilmesi gereken bir olayda; Harf Devrimi neticesinde yurt genelinde sembolik yazı dersleri vermeye başlayan Atatürk, 23 Ağustos 1928'de Tekirdağ'a gelip bir yazı dersi vermesidir. Bu günü anmak amacıyla her 23 Ağustos, merkez ilçe olan Tekirdağ'da "Harf İnkılabı Yıldönümü Kutlamaları" adı altında kutlanır. Ayrıca kenttin etnik yapısında değişikliğe yol açan Lozan Mübadelesi ve 1934 Trakya Olayları yine bu dönem içinde gerçekleşmiştir.



2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Tekirdağ'da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.



Coğrafya





Tekirdağ, ilin batısında yer alan en yüksek tepesini 945 m. rakımlı Ganos Dağı (Işıklar Dağı)'nın oluşturduğu Tekir Dağları hariç genelde düzlüktür. Kuzeyde ilin en önemli akarsuyu olan Ergene nehri bulunur. Ergene yarattığı alüvyonlu ovaların verimliliğiyle il nüfusunun büyük bir kısmını çevresindeki yerleşimlere toplamıştır. Tekirdağ'ın bitki örtüsü Marmara Denizi kıyısında makilik, dağlık alanlarda ormanlık, diğer yerlerde ise step özelliği gösterir.



Tekirdağ'ın iklimi, Akdeniz iklimi ve karasal iklimnin bir karışımıdır. Sahil yöresinde Marmara Denizi'nin etkisiyle nemli bir bölgedir.



Yer şekilleri ve bitki örtüsü





Alçak tepelerde oluşan bölgenin, ana yükseltisi kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda Marmara Denizi'ne paralel uzanan Tekir Dağları'dır. Tekirdağ merkezin ve ilin en yüksek noktası ise bu alanda bulunan Ganos Dağı(965m)'dır. Büyük akarsulardan yoksun olan bölgede, küçük akarsular mevcuttur. Ganos Dağlarındaki meşelikler ve kimi yerlerde bulunan kızılçam ve karaağaç toplulukları başlıca orman varlığını oluşturur.



İklim





Genel iklim özellikleri Akdeniz iklimi ve Karasal iklimin bir birleşimidir. Marmara Denizi çevresinde görülen bu iklime Marmara iklimide denir. Bir tür geçiş iklimi olan bu iklimde yazlar kurak ve sıcak, bahar ve kış ayları yağışlı geçer. Yağışlar kış aylarında kar şeklinde görülür.



 



 



SPONSORLAR


kvkk uzmanı
yazılım uzmanı
çocuk bakıcısı
pet bakıcısı
gurme ürünler
uygun fiyatlısı
süper market
webmaster hizmetleri
son depremler
korona virüs
para-piyasalari
hava durumu